Reklamsız Sözcü

Çok ilginç bir karşılaşmaydı. Yeni sezonda Fenerbahçe'nin başına geçeceği iddia edilen Aykut Kocaman'ın Konyaspor'u, Advocaat'ın sistemsizliğini iyi analiz etmişti. Sarı-lacivertli futbolculara önde basan her takımın başarılı olduğunu bilen Kocaman da bu felsefeyle sahaya yayıldı. Bunun da karşılığını aldı. Yeşil- beyazlı takımın attığı ilk golü tekrar tekrar izleyin… Milosevic pasını Bajic'e aktardı ve sağa hareketlendi. Bajic, Milosevic'i gördü. Milosevic de çizgiden Bajic'in golü atmasını sağladı. Fenerbahçeli futbolcular da seyretti. Maçı seyreden sadece futbolcular ve taraftar değildi. Hollandalı teknik adam, Lens'in yokluğunda kanatta Alper'le başladı, çift ön libero Topal-Souza'yla 6 kişiden oluşan bir savunmayla önce gol yememeye çıktı. Olmazdı ve olmadı da… Günümüz oyununda orta sahası olmayan, stoperleri oyun kuramayan takımlar pozisyon da üretemez. Fener'in ilk golünü de stoper Skrtel'in atması pozisyon fakirliğini gösteriyordu. Ne zamana kadar mı? İkinci yarıya Sow'la başlayıp sonrasında Roman'ı çıkarıp yerine Volkan Şen'i alana kadar. O dakikadan sonra Fenerbahçe'nin maça ortak olduğunu, gol pozisyonları yarattığını gördük… Yetti mi? Hayır… Kafasında Fenerbahçe'yi bitirdiği her halinden belli olan Advocaat'a kimse şunu söylemedi mi: “Arkadaş şampiyon olamasak da Avrupa'ya gitmek istiyoruz.”

SON SÖZ: Fenerbahçe yönetimi bu hafta net bir karar almalı ve son haftalara kadar takımı emanet edecek bir hoca bulmalı. Yoksa taraftarın bölünmüşlüğü kulübe daha çok zarar vermeye başlayacak.