Reklamsız Sözcü

Trabzonspor'un sezonun ilk yarısına oranla pozitif değişimi son yıllarda gördüğümüz en ilerici futbol aksiyonu olarak değerlendirilebilir. Ancak Ersun Yanal'ın ekibinin ligde hâlâ tarihine uygun sıralamada olamaması bu ilerlemeyi gölgeliyor.

Trabzonspor, Galatasaray maçlarına her zaman hırslı ve motivedir. Yeni stadında oluşturulan atmosferde de ilk kez, Galatasaray'a karşı eski Avni Aker atmosferini canlandırmış gibiydi. Bu havadaki Trabzonspor, Galatasaray'ın üçlü savunma kurgusuna önde baskı uygulayıp özellikle ilk yarıda sahadan sildi. Sarı-kırmızılı ekibin tek pozisyonu dahi yoktu. Tudor'un değişim ısrarını, ısrarla destekliyorum, ancak bu değişimi yaşarken takımkurgusunun altyapısını oluşturan savunma üçlüsünün hermaç değişime uğraması arızalı olan savunma kurgusunun defolarını hep canlı tutuyor. Savunma zaafı, klasik yan top hatasını yine tekrarlarken, iştahlı Trabzon'un canına can kattı resmen.

Tudor'un Cavanda tercihi ekstra bir sürpriz olarak anılacak. Cavanda ve Carole stoperde Ahmet Çalık kulübede ama bakıyorsun Milli Takım aday kadrosunda. Tudor'un tercihimi hatalı yoksa Çalık'ın Milli Takım'a seçilmesinde bir tezgâh mı var?

Tudor'un Rodriques değişikliği gecikmiş bir hamleydi. Galatasaray'ın yenilgisi sürpriz değil. Ülkenin en maliyetli kadrosunun içi boş olduğunu bir kez daha hissettik.

Uğur Demirok kendini attırdıktan sonra bile G.Saray eksilen rakibine karşı üretken olamadı. İkinci yarıda G.Saray'ın tek net pozisyonunu Sinan boş kale yerine dışarı attı. Sinan'ın bu beceriksizliği, Galatasaray'ın da kendi geleceğinin de tenekeden ümitsiz vaka olduğunun röntgeni gibiydi.