Reklamsız Sözcü

Galatasaray’da Tudor, Cavanda'yı stoperde görevlendirerek sürdü takımı sahaya. “Ahmet Çalık'ı çalı mı yaptı” diye sorasım geliyor hocaya. Önceki Tudor'lu maçların aksine Yasin ileriye dönük oynuyordu, Selçuk liderliğe soyunmuş, daha çok sorumluluk alarak yana, geriye pasları bırakmış. Sık sık ileri çıktı. Sneijder eskisi gibi değildi, topları ezdi, fizik olarak da ezildi sahada. Tolga'nın oynayacağı maç değildi bu maç aslında. Bruma, alıp topu çalım sevdasında olunca Galatasaray zorlandı sahada. Aslında sahada futbolu oynamaya çalışan, iyi alan savunması yapıp rakibe boş alan bırakmayan, presle rakibinden çekinmediğini gösteren, canla başla mücadele eden, hayallerimizdeki, olmasını görmeyi arzuladığımız efsane, enerjik Trabzonspor gibi oynayan bir Trabzonspor vardı. Galatasaray'ın işi haliyle zordu. Topla oynayamadı, pas yapamadı, oyun kuramadı sarı-kırmızılılar. Defansta oynayan Cavanda, Semih, Carole ve Linnes'i ‘yumuşak karın' olarak gören Trabzonspor, N'Doye, Castillo, Olcay ve Yusuf Yazıcı ile bu madeni işlemeye başladı.

Uzun bir aradan sonra özlenen Trabzonspor geldi aramıza. Galatasaray'da sadece hoca yenilemesinin yetmeyeceği aşikâr. Ciddi sayıda oyuncu yenilemesi de gerekmekte.

Galatasaray'da ikinci sınıf bile olmayan, son kullanma tarihi geçmiş çok oyuncu var ki, değiştirilmeli hepsi. Sayın Başkan'ın işi çok zor. İyi oynayan Uğur Demirok'un kırmızı kartı görmesi, etkisiz Sneijder'in yerine Josue'nin oyuna dahil olması Galatasaray'ı heveslendirdi. Kurulan baskı sonuç vermedi. Aslında Cimbom, maç boyu organize atak geliştiremedi. Yasin ve Bruma'nın oyun disiplininden koparak mahalle takımında oynarcasına çalım sevdaları, birçok atağı engelledi.

Trabzonspor, 2017'de yakaladığı çıkışın tesadüf olmadığını gösterdi.