Reklamsız Sözcü

Antalya'da ‘Akdeniz akşamları' şarkısını anımsatırcasına güzel bir hava, tribünler tıklım tıklım. Ligin en gollü haftasının kapanış maçında, forvet hattı formda olan iki ekip karşı karşıya gelince, haliyle biz de bol gollü, seyir zevki veren bir futbol bekliyoruz. Kamerunlu golcülerin gecesi olabilir diye umarken ilk 45'te resmen “ne umduk ne bulduk” diyoruz.

Vasat geçen ilk yarıda, fiziksel gücü düşmüş bir Beşiktaş seyrettik. Ligin başından bu yana, ilk yarıda ortalama 10 kez rakip ceza alanına giden takım, dün sadece 5 kez Antalyaspor ceza alanına girebildi. Dakika 30'a kadar organize bir atak göremediğimiz sahada, sonlara doğru Beşiktaş vites arttırsa da rakibin organize olmasını engelleme üzerine oyun kuran Antalyaspor'da Diego'suz savunma hattı açık vermedi.

İkinci yarıya tempolu başlayan ev sahibi, kanatlardan Beşiktaş kalesini zorlarken siyah-beyazlılarda Atiba, Gökhan ve Fabri dışında neredeyse bütün oyuncular tutuktu. Beşiktaş oyuncu değişikliğiyle tempoyu arttırmayı hedeflerken yine 10 kişi kaldı. Aboubakar yine yaptı yapacağını. 4 günde 2 kırmızı kart. El insaf.

Antalyaspor takım halinde hücumlarına devam ederken, 10 kişi kalan Beşiktaş'ın öncelikli hedefinin 1 puan olması normaldi. Başakşehir'in 1 puan aldığı bu haftada kazanılacak 3 puan fikstürün zorlu karşılaşmalarında kullanılacak krediydi. Ama ne mümkün… Son dakikalarda duran toplardan gelen tehlikeleri düşündüğümüzde 1 puanı öpüp başına koyması lazım Beşiktaş'ın. Hayaller 3, gerçekler 1 puan.

Evet, lig henüz bitmedi. Ama Beşiktaş'ı zorlu maçlar bekliyor. Bir de Avrupa var. Maç başına ortalama 4 golü olan Lyon karşısında bu takım ne yapar sizce?