Reklamsız Sözcü

Şimdi siz iyi bir futbol izleyicisisiniz ve önceki akşam Trabzonspor- Beşiktaş maçında 7 gol görmüş, bir dakika çay molası verememişsiniz. Sonra gelmişsiniz İstanbul'a ve Fenerbahçe-Akhisar maçını canlı ya da televizyonda seyretmeye başlamışsınız. Önce sağa bakar ardından sola, “Keşke arkadaşımı dinleseydim de sinemaya gitseymişim” diye hayıflanırdınız. Fenerbahçe'nin haftalardır oynağı futbol milyonlara işte bu cümleyi kurduruyor. Gol pozisyonu yok, biraz Mehmet Topal, az buçuk Aatif'la hücum etmeye çalışan bir sarı-lacivert forma vardı sahada. Çünkü… Orta sahada paralel oynamayı seven ve dikine oynadığında becerisi olmayan Josef'i ilk 11'de tutan… Rakip Akhisar'ın sağ beki Lopes'den daha az ileriye çıkan Van der Wiel'e sabırlı olan… Aylardır duran top dışında gol üretemeyen bir anlayışa sahip Dirk Advocaat var takımın başında. O da bizim gibi seyirciydi!

Sahanın en iyilerinden biri olan Lopes'in, Lens'in kornerinde ters vuruş yapması sonucu kazanılan golden başka bir artısı olmayan Fenerbahçeli futbolculara birilerinin hatırlatması gerekiyor: “Lig daha bitmedi arkadaş. Bu maçı al, Şampiyonlar Ligi için savaşmaya devam et.” Bunu da kimse demediği için, ruhunu Samandıra'da bırakmış, çubuklunun hatırına seyredilen bir takım olursunuz. Diyeceksiniz ki, “İkinci yarıda hareketli bir takım yok muydu?” Hemen yanıtını verelim: Vardı. Bu da Akhisar'ın ikinci yarıda oyuna giren Cikalleshi hamlesinin sonucunda oldu.

Yeşil-siyahlıların attığı golün yaratıcısı Cikalleshi'ydi ve Fenerbahçe yediği golün hemen sonrasında biraz kıpırdandı. O kıpırdanma da Josef'in golünü getirdi. O kadar. Attığı 49 golün 17'sini duran toptan bulan bir futbol takımından ne beklersiniz ki. Hemen şunu da ekleyelim. Dakika 80 ve Fenerbahçe'nin yedeklerine bakın: Ozan, Sow, Volkan Şen! Ve bunların hiçbiri oyunda yok. Advocaat'ın coşkusuzluğuna artık ‘pes' demek bile gelmiyor insanın içinden.

SON SÖZ: Bu haftadan itibaren idmanlardan sonra Fenerbahçeli futbolculara ligin devam ettiğini anlatması için birileri görevlendirilmeli.